Akustik Set Nasıl Hazırlanır? Elektrik Repertuvarı Sadeleştirmek


Elektrik bir repertuvarı akustiğe çevirmek, fişi çekip aynı şarkıları çalmak değil. Her şarkıda kimin geri çekileceğine, boşluğu kimin dolduracağına ve tonun çıplak sese uyup uymadığına yeniden karar vermek demek. Bu yazıda o kararları sırayla ele alıyorum: hangi şarkının kalacağı, davulun ve basın yerine ne geleceği, ton ve tempo, küçük mekânda ses ve set sırası.
Mekândan mesaj geliyor: "Bu cumartesi akustik çalabilir misiniz? Yan tarafta komşular var, davul olmasın." Repertuvarın tamamı distorsiyonlu gitarla ve tam davul setiyle çalışılmış. Provaya iki gün var.
İlk seferde çoğu grup aynı şeyi yapıyor. Elektrik gitar gidiyor, akustik geliyor. Davulcu önüne bir kajon koyuyor. Şarkılar aynen çalınıyor. Çıkan şey, elektrik şarkının kısık sesli bir kopyası oluyor.
Elektrik şarkı akustikte neden aynı çalışmaz?
Elektrik düzenlemede boşluğu ses doldurur. Distorsiyonlu gitar uzun süre çınlar, klavyedeki pad arkada bir halı gibi durur, ziller şarkının her anını kaplar. Fişi çektiğinizde o halı gidiyor. Geriye akorlar, melodi ve söz kalıyor.
O yüzden akustikte asıl iş eklemek değil, yeniden paylaştırmak. Riffi kim çalacak? Nakaratta enerjiyi kim yükseltecek? Hangi bölümde herkes susacak? Elektrikte bu soruların cevabı çoğu zaman "hepimiz aynı anda" oluyor. Akustikte bu cevap çalışmıyor. Beş kişi aynı anda akor bastığında ses bulanıklaşıyor ve kimse kendini duymuyor.
Bizde işe yarayan kural şu: her bölümde en fazla iki enstrüman ön planda. Kıtada gitar ve vokal. Nakaratta kajon da giriyor. Köprüde klavye tek başına kalıyor. Kalanlar ya susuyor ya da çok hafif çalıyor.
Hangi şarkılar akustik sete girer?
Her şarkı akustiğe dönmüyor. En basit test: şarkıyı tek bir gitar ve tek bir sesle çalın. Melodi ve söz tek başına ayakta duruyorsa şarkı sete girer. Şarkının kimliği bir sesteyse, yani bir synth motifi, ağır bir riff ya da bir prodüksiyon efektiyse, ya yeniden düşünmek ya da o akşam listeden çıkarmak gerekiyor.
Bu testi provadan önce evde yapın. Provada her şarkıyı tek gitarla denemek zaman alıyor, ama olmayan şarkıları erkenden ayıklıyor ve prova saatini kalanlara bırakıyor.
Şarkının dayandığı şey | Akustikte ne olur? | Ne yapılır? |
|---|---|---|
Güçlü melodi ve söz | Rahat taşınır | Olduğu gibi girer, sadece düzenleme sadeleşir |
Akor ağırlıklı ritim gitar | Akustik gitarla iyi çalışır | Kıtada tınlatma yoğunluğunu azaltın |
Distorsiyonlu riff | Temiz seste zayıf kalabilir | Riffi tek nota, arpej ya da vokal melodisi olarak deneyin |
Synth motifi ya da prodüksiyon efekti | Kimliğini kaybeder | Klavyede sade bir hâlini deneyin, olmuyorsa çıkarın |
Davulun taşıdığı dans şarkısı | Enerji düşer | Kajon ve el çırpmayla deneyin, gerekirse setin sonuna koyun |
Cover çalan gruplarda bir ölçüt daha var: seyirci şarkıyı hangi hâliyle biliyor? Çok bilinen bir şarkının sade versiyonu çoğu zaman güzel bir sürpriz oluyor. Az bilinen ve prodüksiyonu ağır bir şarkı ise akustikte hiç tanınmayabiliyor. Cover repertuvarını seçerken kullandığınız ölçütler burada da işe yarıyor.
Davul yerine kajon: ritim nasıl sadeleşir?
Kajon, üstüne oturulup elle çalınan tahta bir kutu. Ön yüzün ortasına vurunca kalın, dolgun bir ses çıkıyor ve bu ses davuldaki kick'in işini görüyor. Üst kenara yakın vuruşlar daha kuru ve keskin, trampetin yerini tutuyor. Birçok kajonun içinde bu tınıyı artıran teller var.
Davulcu kajona geçince en sık yapılan hata, davul partisini aynen çalmaya çalışmak. Elde hi-hat yok, zil yok, tom yok. Olmayan sesleri taklit etmek yerine kick ve trampet iskeletini bırakıp gerisini sadeleştirmek daha temiz sonuç veriyor. Şarkıya göre yanına bir shaker, fırça ya da tef eklenebiliyor.
Dinamik de değişiyor. Tam davul setinde nakarat zil açılarak büyür. Kajonda bunu vuruşu sertleştirerek ve sıklaştırarak yaparsınız. Kıtada parmak uçlarıyla, nakaratta avuç içiyle çalmak bile fark yaratıyor.
Bas olsun mu, olmasın mı?
Kajonun ortası ile bas aynı frekans bölgesinde yaşıyor. İkisi birden yoğun çalarsa alt taraf çamura dönüyor. Kural basit: biri meşgulse öbürü sadeleşir. Bas için üç yol var:
Akustik bas gitar: Görüntüsü sete uyuyor ama kendi sesi zayıf. Küçük bir mekânda bile çoğu zaman amfiye ya da ses sistemine bağlanması gerekiyor.
Elektrik bas, daha yumuşak: Tonu yuvarlatıp daha az nota çalmak. Bizim en çok kullandığımız yol bu, çünkü basçı kendi enstrümanında rahat.
Bas hiç yok: Gitarın kalın telleri ya da klavyenin sol eli alt tarafı taşıyor. Üçlü kadrolarda sık görülen çözüm.
Basçı çalmayacaksa sahnede yine yeri olabilir. İkinci ses, tef ya da shaker için. Akustik sette fazladan bir ses çoğu zaman fazladan bir enstrümandan daha çok işe yarıyor.
Ton ve tempo değişmeli mi?
Çoğu zaman tonu değişen birkaç şarkı çıkıyor. Elektrik düzenlemede vokal tiz yerlere gürültünün içinden çıkar. Akustikte ses çıplak kalır ve aynı notalar zorlanmış duyulur. Yarım ya da bir ton inmek sesi daha rahat ve sıcak yapabiliyor.
Gitarist için ton değiştirmenin kısa yolu capo: akor şekilleri aynı kalıyor, perde değişiyor. Ama capo tek başına sadece yukarı çıkarır. Tonu indirmek için ya akor şekillerini değiştirmek, gerekirse capoyla birlikte, ya da akordu düşürmek gerekiyor. Capo tablosu hangi perdede hangi tona çıktığınızı gösteriyor.
Tempoda kesin kural yok. Bazı şarkılar biraz yavaşlayınca nefes alıyor, bazıları sürükleniyor. Yavaşlattığınız şarkıyı provada kaydedip dinleyin. Kulağa yorgun geliyorsa eski tempoya dönün.
Küçük mekânda ses nasıl kurulur?
Akustik set genelde kafe, bar ya da bir davetin kokteyl saati gibi küçük yerlerde çalınıyor. Sesin düşük olması işi kolaylaştırmıyor, sadece sorunları değiştiriyor.
Feedback: Akustik gitarın gövdesi hoparlörden gelen sesi kolayca yakalayıp uğultuya çeviriyor. Monitörü düşük tutmak ve gitarı ses sistemine DI kutusuyla bağlamak işe yarıyor. Kutuda faz ya da çentik filtresi varsa onu da deneyin.
Kajon: Küçük bir odada mikrofonsuz da duyuluyor. Mekân biraz büyükse önüne ya da arkasındaki deliğe tek mikrofon yetiyor.
Vokal dengesi: Akustik sette vokal her şeyin üstünde durur. Enstrümanları vokalin altında kalacak şekilde ayarlayın, tersini değil.
Biz sound check sırasını da değiştiriyoruz: önce vokal, sonra gitar, en son kajon. Akustik sette dengeyi vokal kuruyor, gerisi ona göre yerleşiyor.
Akustik düzenleme provada nasıl çalışılır?
Akustik provayı elektrik provası gibi yapmak, yani şarkıyı baştan sona çalıp geçmek, burada pek işe yaramıyor. Biz şarkıyı bölüm bölüm açıyoruz. Önce sadece gitar ve vokal kıtayı çalıyor, geri kalanlar dinliyor. Sonra kimin nerede gireceğine birlikte karar veriyoruz. Her giriş bir sebeple oluyor: nakarat büyüsün diye, köprü farklı dursun diye.
Bu sırada herkes kendi partisine bir soru soruyor: "Burada çalmasam ne eksilir?" Cevap "hiçbir şey" ise o bölümde susuyor. İlk turda bu biraz garip geliyor. İnsan sahnede elini boş bırakmaya alışık değil. Ama kayıtta dinleyince fark hemen duyuluyor.
Yeni düzenlemeyi unutmamak için kararları şarkının yanına not edin: kimin nerede girdiği, hangi bölümün tek enstrümanla kaldığı, tonun değişip değişmediği. Akustik set, elektrik setine göre daha seyrek çalınıyorsa arada unutulan düzenleme sahnede eski alışkanlığa geri dönüyor.
Bir provayı da tamamen düşük seste yapın. Amfiler kısık, davul yok, herkes birbirini gerçekten duyuyor. Akustikte zamanlama kaymaları tam kadroya göre çok daha açık duyuluyor, bu prova onları ortaya çıkarıyor.
Akustik set sırası nasıl kurulur?
Ses seviyesiyle oynayamadığınız için enerjiyi sırayla kuruyorsunuz. Biz genelde şöyle diziyoruz:
Açılışta herkesin tanıdığı, orta tempolu bir şarkı. Seyirci ısınsın, grup da odayı duysun.
Ortada yavaş ve sözü ağır şarkılar. Akustiğin en iyi çalıştığı yer burası.
Aynı capo perdesindeki ya da aynı akorttaki şarkılar arka arkaya. Aralar kısalıyor.
Sona doğru el çırpılan, eşlik edilen şarkılar. Kajonun en sert çaldığı yer.
Bu sıra elektrik setinizle aynı olmak zorunda değil. Çoğu zaman olmuyor da. Elektrikte açılışı taşıyan şarkı akustikte ortalara düşebiliyor.
İki ayrı set, aynı repertuvardan iki farklı liste demek. BandUp'ta pano görünümünde elektrik ve akustik setlisti yan yana planlayıp şarkıları sürükle-bırakla dizebilirsiniz, toplam süre ve şarkı sayısı canlı hesaplanıyor. Akustikte yarım ton inen bir şarkıda Sahne Modu'ndaki canlı transpoze akorları bütün grubun ekranında aynı anda kaydırıyor. Bu değişiklik geçici: oturum bitince şarkının orijinal tonu geri geliyor, elektrik setteki hâli bozulmuyor.
Sıralamanın mantığını sahne setlisti rehberinde adım adım anlattık, akustik sette de aynı adımlar geçerli.