Akor Progresyonu Nedir? En Çok Kullanılan Akor Dizilimleri


Provada yeni bir şarkı açılır ve daha nakarat gelmeden "bu dört akoru biliyorum" dersiniz. Bildiğiniz şey şarkı değil, akor progresyonu: şarkının arkasında sırayla dönen ve genelde tekrar eden akor dizisi. Sayısız şarkı aynı birkaç diziliminin üstüne kurulu, bu yüzden birkaçını tanıdığınızda yeni şarkılar çok daha hızlı oturur.
Klavyeci "Do'da" der, gitarist capoyu takmış Sol şekilleriyle çalıyor, basçı kulakla takip ediyor. Üçü aynı dizilimi çalıyor ama üçü de başka akor adları görüyor. Akor adı yerine dizilimin kendisini konuşmaya başladığımız gün provalarımız hızlandı.
Roma rakamları: akorun adı değil, tondaki yeri
Dizilimleri konuşmanın ortak dili Roma rakamları. Rakam, akorun kök sesinin tonun kaçıncı derecesi olduğunu gösterir. Büyük harf majör akor, küçük harf minör akor demek. Do majörde C birinci derece (I), F dördüncü (IV), G beşinci (V), Am altıncı (vi).
İşin güzel tarafı şu: rakamlar nota adına değil dereceye dayandığı için ton değişince dizilim aynı kalır. "I–V–vi–IV" dediğinizde Do'da C–G–Am–F, Re'de D–A–Bm–G çalarsınız. Akor sembollerini okumakta hâlâ tereddüt ediyorsanız önce akor nasıl okunur yazısına bakın, buradaki tablo daha rahat okunur.
Majör bir tonda yedi derecenin her birinin kendi akoru var: I, ii, iii, IV, V, vi ve vii°. Majör akorlar I, IV ve V'te, minörler ii, iii ve vi'da duruyor. Yedinci derece eksik akor, ° işareti bunu gösteriyor. Do majörde sıra şöyle: C, Dm, Em, F, G, Am, B°. Bir akorun rakamını bulmak için tonun gamını saymanız yeterli. Do, Re, Mi, Fa: F dördüncü sırada, yani IV.
Pop müzikte en çok karşılaşılan dört akor I, IV, V ve vi. Aşağıdaki dizilimlerin çoğu bu dördünün farklı sıralanışı.
Altı tonda hazır tablo
Dizilim | Do (C) | Sol (G) | Re (D) | La (A) | Mi (E) | Fa (F) |
|---|---|---|---|---|---|---|
I–V–vi–IV | C–G–Am–F | G–D–Em–C | D–A–Bm–G | A–E–F#m–D | E–B–C#m–A | F–C–Dm–B♭ |
vi–IV–I–V | Am–F–C–G | Em–C–G–D | Bm–G–D–A | F#m–D–A–E | C#m–A–E–B | Dm–B♭–F–C |
I–vi–IV–V | C–Am–F–G | G–Em–C–D | D–Bm–G–A | A–F#m–D–E | E–C#m–A–B | F–Dm–B♭–C |
IV–V–vi–I | F–G–Am–C | C–D–Em–G | G–A–Bm–D | D–E–F#m–A | A–B–C#m–E | B♭–C–Dm–F |
I–IV–V | C–F–G | G–C–D | D–G–A | A–D–E | E–A–B | F–B♭–C |
ii–V–I | Dm7–G7–Cmaj7 | Am7–D7–Gmaj7 | Em7–A7–Dmaj7 | Bm7–E7–Amaj7 | F#m7–B7–Emaj7 | Gm7–C7–Fmaj7 |
Gitarda B♭ ya da F#m gibi bare akorlar zorluyorsa capo işinizi görür: capoyu takıp daha kolay bir tonun şekilleriyle çalarsınız, dizilim aynı kalır. Nasıl hesaplandığı capo yazısında var.
Aynı dört akor, dört farklı başlangıç
I–V–vi–IV ile vi–IV–I–V aynı dört akor. Tek fark hangisinden başladığınız. Ama başlangıç, şarkının hissini değiştiriyor.
Open Music Theory bu aileye "singer/songwriter" şeması diyor ve 1990'ların ortasından itibaren Sarah McLachlan, Jewel, Joan Osborne gibi şarkıcı-söz yazarlarıyla yaygınlaştığını yazıyor. Minör akordan başladığınızda şarkı majör mü minör mü, kulak bir süre karar veremez. En bilinen örnek "Despacito": Bm–G–D–A. Bunu Re majörde vi–IV–I–V olarak da, Si minörde i–VI–III–VII olarak da duyabilirsiniz. Heart'ın "What About Love"u bu belirsizliği minör girişten majör nakarata geçmek için kullanıyor. Lady Gaga'nın "Alejandro" nakaratı ise IV–I–V–vi ile, yani aynı dörtlünün bir başka rotasyonuyla dönüyor.
Provada bunun pratik bir karşılığı var. Biri "bu şarkı La minörde" der, diğeri "yok, Do majörde" der. İkisi de akorları doğru çalıyordur. Tartışmayı akor adlarıyla değil, dizilimle yapın.
50'ler dizilimi: I–vi–IV–V
Doo-wop şeması diye de geçer. Adını 1950'ler ve 60'ların başındaki rock baladlarından alıyor. Do'da C–Am–F–G.
Open Music Theory'nin örnekleri:
Gene Chandler, "Duke of Earl" (1962)
Bonnie Tyler, "Total Eclipse of the Heart" (1983), nakarat
Rebecca Black, "Friday" (2011)
Bruce Springsteen, "Hungry Heart" (1980): IV yerine ii gelen varyant, I–vi–ii–V
Coldplay, "Viva la Vida" (2008): rotasyon, IV–V–I–vi
Hopscotch: IV–V–vi–I
Daha yeni bir aile. Open Music Theory 2010'dan beri yaygın olduğunu söylüyor. Örnekleri Sam Smith'in "Dancing with a Stranger"ı (2019) ve DJ Khaled, Justin Bieber ve Quavo'nun "No Brainer"ı (2018). Toniğe vi'den atlayarak varıyor.
I–IV–V ve blues kökenli hareketler
Üç akorluk I–IV–V, en temel dizilim. En bilinen kullanımı 12 bar blues, onu 12 bar blues yazısında ölçü ölçü anlattım.
Blues kökenli dizilimlerde IV'ten I'e dönüş, yani plagal hareket çok belirgin. Birkaç örnek:
I–IV gidip gelen iki akorluk vamp, R&B ve soulda çok yaygın: Sam & Dave "Soul Man" (1967), Wilson Pickett "In the Midnight Hour" (1965).
IV–iv–I: dördüncü derece önce majör, sonra minör çalınıp toniğe dönülür. Green Day "Wake Me Up When September Ends" (2005).
♭VII–IV–I: Beatles "Hey Jude" kodası (1968). Do'da B♭–F–C.
ii–V–I: caz standartlarının kapanışı
Geleneksel cazın temel dizilimi bu. Majörde ii7–V7–Imaj7, Do'da Dm7–G7–Cmaj7. Kök sesler beşli aralıkla iner: Re, Sol, Do. "Afternoon in Paris", "All the Things You Are", "My Funny Valentine" ve "Joy Spring" final kadanslarında bu hareketi kullanıyor.
Bunun bir de turnaround hali var: I–vi–ii–V–I. Bölüm biterken başa dönmek için çalınır. 50'ler dizilimine ne kadar benzediğine dikkat edin, sadece IV yerine ii geliyor.
Andalusian kadansı: minörde merdiven inmek
Pratikte Andalusian kadansı diye bilinen dizilim: i–♭VII–♭VI–V. La minörde Am–G–F–E. Bas, tonikten dominanta dört notayla iner. Open Music Theory bunu "lament" (ağıt) şeması olarak anlatıyor: Barok dönemde Purcell'in "Dido's Lament"i gibi ağıt eserlerinin bas hattında da aynı iniş var. Rock tarafında Dire Straits'in "Sultans of Swing"i (1978) ve Muse'un "Thoughts of a Dying Atheist"i (2004) örnek gösteriliyor.
Minör tonlarda hazır hali:
La minör: Am–G–F–E
Mi minör: Em–D–C–B
Re minör: Dm–C–B♭–A
Si minör: Bm–A–G–F#
Son akor majör, minör değil. Minör tonda olduğunuz halde V majör çalınır ve dizilimi başa bağlayan gerginlik oradan gelir.
Bir dizilimi kulaktan nasıl yakalarsınız?
En kullanışlı ipucu, toniğe hangi akordan gelindiği. Open Music Theory bunu dört akor şemalarını ayırmak için kullanıyor:
I'e V'ten geliyorsa büyük ihtimalle 50'ler dizilimi.
IV'ten geliyorsa singer/songwriter ailesi.
vi'den atlayarak geliyorsa hopscotch.
Benim provada yaptığım şey daha basit. Önce bas hattını dinliyorum, çünkü kök sesleri en açık o veriyor. Sonra şarkının "evi" gibi hissettiren akoru buluyorum ve diğerlerini ona göre sayıyorum. Bir, dört, beş, altı. Dördüncü kez duyduğunuzda artık yazmanıza gerek kalmıyor.
Bir alışkanlık daha: şarkı kartına akor adlarının yanına rakamları da yazın. Vokal "yarım ton inelim" dediğinde bütün akor adları değişir ama rakamlar yerinde kalır. Kafanızda I–V–vi–IV duruyorsa yeni tonda sadece I'i bulmanız yeter, gerisi aynı mesafede. Grupta herkes aynı rakamları konuşunca ton değişikliği provanın ortasında beş dakikalık bir hesaba dönüşmüyor.