Günde Kaç Dakika Çalışmak Yeterli? İşi Olan Müzisyen İçin Pratik Planı


Yarım saat yeter mi? Dürüst cevap: "Günde şu kadar dakika çalışan gelişir" diyen bilimsel bir sayı yok. Araştırmaların gösterdiği şey daha az heyecanlı ama daha kullanışlı. Pratik önemli, ama saat tek başına çok az şey açıklıyor. Aynı yirmi dakikayı nasıl kullandığınız fark yaratıyor.
Akşam yedi buçuk. İşten geldiniz, yemek yendi, gitar köşede duruyor. Kılıfı açmak on saniye sürer. Ama kafadaki hesap uzun: "Bir saat ayıramayacaksam hiç başlamayayım." Ben bu cümleyi kendime çok kurdum. Sonuç hep aynı: o akşam hiç çalınmaz, cumartesi provada da aynı geçişte takılınır.
Bilimin net bir dakika sayısı var mı?
Yok. Enstrüman çalışmasıyla ilgili bilinen araştırmaların hiçbiri "günde 20 dakika" ya da "günde 2 saat" gibi herkese uyan bir eşik vermiyor. İnternette gördüğünüz "günde 30 dakika" gibi sayılar bir araştırmanın bulgusu değil, tavsiye.
Bu yüzden bu yazıdaki 25 dakikalık şablon da bilimsel bir sayı değil. Benim önerim. Araştırmalardan aldığım şey, o 25 dakikanın içinin nasıl doldurulacağı.
10.000 saat fikri nereden çıktı?
1993'te Anders Ericsson, Ralf Krampe ve Clemens Tesch-Römer, Psychological Review dergisinde "bilinçli pratik" (deliberate practice) üzerine bir çalışma yayımladı. Kabaca, gelişmek amacıyla, bir hedefe odaklanarak yapılan çalışma. Öğrenci kemancılarla yaptıkları araştırmada, yıllar içinde biriken pratik miktarının beceri düzeyiyle örtüştüğünü ve kişiler arasındaki farkın büyük kısmının pratik miktarıyla açıklanabileceğini öne sürdüler.
Popüler kitaplarda bu çalışma "10.000 saat kuralı"na dönüştü. Ama çalışma böyle bir eşik koymuyordu. Anlattığı, en iyi kemancıların biriktirdiği ortalama saatti. Kural diye bir şey yoktu.
Sonraki yıllarda bulgunun kendisi de sorgulandı:
Çalışma | Ne buldu | Pratiğe anlamı |
|---|---|---|
Ericsson ve ark. (1993) | Kemancılarda birikmiş pratik, beceri düzeyiyle örtüşüyor | Çok çalışmak önemli |
Macnamara, Hambrick ve Oswald (2014) | Bilinçli pratik, müzikte performans farklarının yaklaşık %21'ini açıklıyor | Önemli ama tek etken değil |
Macnamara ve Maitra (2019) | 1993 çalışmasını tekrarladı, ana bulgu tekrarlanamadı. Etki büyük ama orijinaldekinden belirgin şekilde küçük | Saat hesabına fazla anlam yüklemeyin |
2014'teki Macnamara, Hambrick ve Oswald meta-analizi oyunlarda yüzde 26, sporda yüzde 18, eğitimde yüzde 4 buldu. Müzik yüzde 21 ile ortada. Yani pratik fark yaratıyor, ama "saati dolduran usta olur" demek için yeterli değil. 2019'daki tekrar çalışması da aynı yönü gösterdi.
Süre mi önemli, çalışma şekli mi?
Bu soruya en doğrudan cevap veren çalışmalardan biri Duke, Simmons ve Cash'in 2009'da yaptığı araştırma. 17 piyano öğrencisi aynı parçayı çalıştı. Parçayı sonradan ne kadar iyi çaldıklarını belirleyen şey, ne kadar süre ya da kaç kez çalıştıkları değil, kullandıkları çalışma stratejisiydi.
Küçük bir grup, tek bir enstrüman. Ama provada gördüğüm şeyle örtüşüyor.
Bir şarkıyı yarım saat baştan sona çalan biriyle, takıldığı dört ölçüyü on dakika yavaş tempoda çalışan biri cumartesi provaya aynı hazırlıkla gelmiyor. İlki şarkının kolay yerlerini otuz kez tekrar etmiş oluyor. İkincisi sorunu çözmüş oluyor. Aynı yarım saat, iki farklı sonuç.
Bir de dikkat meselesi var. Yorgun bir akşam, bir noktadan sonra aynı hatayı tekrar tekrar yaptığınızı fark edersiniz. O noktada devam etmek, hatanın kendisini çalışmak demek. Durup ertesi güne bırakmak daha iyi.
Benim işe yarar bulduğum birkaç alışkanlık:
Hatayı yaptığınız yerde durun, iki ölçü geriden tekrar girin.
Zor bölümü şarkının temposunun altında, temiz çalabildiğiniz hızda çalışın.
Seansın başında ne çalışacağınızı tek cümleyle söyleyin: "Bugün ikinci nakarattan sonraki geçiş."
Her seansı bir kez baştan sona çalarak bitirin, böylece parçalar birleşir.
Kısa ve bölünmüş seanslar gerçekten işe yarar mı?
Burada bulgular karışık, o yüzden dikkatli anlatayım.
Simmons'ın 2012'deki çalışmasında 29 müzisyen dokuz notalık bir diziyi üç seansta öğrendi. Seanslar arasında bazıları 5 dakika, bazıları 6 saat, bazıları 24 saat bekledi. İkinci seansta doğrulukta iyileşme sadece 24 saat arayla çalışan grupta görüldü. Üç grubun çalıştığı dizi de seans sayısı da aynıydı, değişen tek şey aradaki bekleme süresiydi. Araştırmacılar bunu uyku sırasında öğrenilenin pekişmesine işaret olarak yorumluyor.
Öte yandan Wiseheart, D'Souza ve Chae'nin 2017'deki piyano çalışması, 0 ile 15 dakika arasındaki aralarla bölünmüş çalışmanın bir avantajını bulamadı. Motor becerilerde, yani elin ve parmakların öğrendiği işlerde, aralıklı çalışmanın etkisi ezber gibi sözel öğrenmedeki kadar net değil.
Benim bundan çıkardığım: aynı gün içinde çalışmayı parçalara bölmenin mucizesi yok. Ama bir gece uyuyup ertesi gün aynı yere dönmenin işe yaradığına dair müzisyenlerle yapılmış bir bulgu var. Haftada bir kez iki saat yerine, beş akşam yirmi beşer dakika fikrini bu yüzden seviyorum.
25 dakikalık bir seans nasıl bölünür?
İşten sonra benim kullandığım şablon bu. Süreler katı değil, oranlar önemli: zamanın büyük kısmı en zor yere gidiyor.
Bölüm | Süre | Ne yapılır |
|---|---|---|
Isınma | 3 dk | Yavaş gam, kromatik ya da parmak açma. Hız yok. |
Zor bölüm, yavaş tempo | 10 dk | Takıldığınız 2–4 ölçü, metronomla, temiz çalabildiğiniz hızda. |
Tempoyu artırma | 5 dk | Aynı bölüm, birkaç BPM yukarı. Hata artarsa geri inin. |
Provadaki şarkı baştan sona | 5 dk | Durmadan, hatalara rağmen devam ederek. |
Not | 2 dk | Nerede kaldınız, bir dahaki seans neye bakacaksınız. |
Metronomla yavaş başlayıp adım adım hızlanmanın nasıl yapıldığını metronomla çalışma rehberinde ayrıntılı bulabilirsiniz.
Başlamayı kolaylaştıran küçük şeyler de sürenin kendisi kadar önemli. Enstrümanı kılıfta değil, standda tutun. Metronomu ve defteri yanına koyun. Telefonu başka odaya bırakın, çünkü 25 dakikanın on dakikası bildirimlere giderse elde 15 dakika kalır. Kulaklıkla çalışıyorsanız kabloyu takılı bırakın. Oturduğunuz anda çalmaya başlayabiliyorsanız, "bugün vaktim yok" bahanesi zayıflar.
Yorgun olduğunuz akşamlar için tek bir kuralım var: on dakika. Sadece tablodaki ikinci satır. Başlamanın bahanesi olsun diye. Çoğu zaman on dakika yirmiye dönüyor, dönmese de o gün boş geçmemiş oluyor.
Enstrümana yeni başladıysanız ve parmak uçlarınız henüz alışmadıysa, kısa seanslar zaten daha rahat geçer. Bu dönemde neyin normal olduğunu gitarda parmak ucu acısı yazısında ayrıca ele aldık.
Hafta nasıl planlanır?
Bir örnek hafta. Hafta sonu grup provası olan biri için:
Pazartesi: 25 dakika, provada takıldığınız yer.
Salı: 25 dakika, aynı yer, bir tık hızlı.
Çarşamba: 10 dakika ya da hiç. Dinlenme günü de plana dahil.
Perşembe: 25 dakika, setlistteki yeni şarkı.
Cuma: 15 dakika, provada çalınacak şarkıları baştan sona, kayıtla birlikte.
Cumartesi: prova.
Haftanın bozulduğu da olur. İş uzar, bir akşam gider, bazen iki. Kaçan günü telafi etmek için ertesi akşam 50 dakika oturmayın. Kaldığınız yerden, normal sürenizle devam edin. Kaçan günü kovalamak, çoğu zaman planı tamamen bırakmakla bitiyor.
Pazartesi ve salının aynı yere ayrılması bilerek. Bir gece uyuyup döndüğünüzde, dün zorlandığınız yerin biraz daha oturduğunu çoğu zaman fark edersiniz.
Pratik defteri tutmaya değer mi?
Burada da dürüst olayım: kanıt zayıf. Ritchie ve Kearney'in 2018'de yetişkin, yeni başlayan yaylı çalgı öğrencileriyle yaptığı çalışmada, çalışmayı planlayıp değerlendirmeye yarayan bir form öğrencilerin kendi çalışmalarını düzenleme davranışını artırdı. Ama özgüvende ya da gelişimde ölçülebilir bir fark göstermedi.
Ben yine de tutuyorum, çünkü amacım motivasyon değil, hafıza. Üç gün sonra nerede kaldığımı hatırlamıyorum. Bir satır yetiyor:
Tarih ve süre
Ne çalıştım
Hangi tempoda
Nerede takıldım
Bir dahaki seans neye bakacağım
Son madde en önemlisi. Bir sonraki akşam oturduğunuzda ne yapacağınızı düşünmek zorunda kalmazsınız.
Defterin bir faydası daha var. Bir ay sonra geriye baktığınızda, eskiden her seansta yazdığınız bir geçişin artık listede olmadığını görürsünüz. Gelişme yavaş olduğu için çoğu zaman fark edilmez, defter onu görünür kılar.
Evdeki çalışma provaya nasıl bağlanır?
Evde tek başına çalışmak ile grupla prova etmek farklı işler. Evde parçanızı çözersiniz. Provada o parçayı başkalarının parçasıyla birleştirirsiniz. Stüdyoda saatle ödenen zamanı birinin kendi partisini ilk kez öğrenmesiyle harcamak pahalı bir hata.
O yüzden haftalık planın merkezine setlisti koyun. Cumartesi hangi şarkıların çalınacağı, pazartesi ne çalışacağınızı belirlesin. Provadaki son yarım saatte kimin nerede takıldığını not alırsanız, ertesi haftanın ev çalışması kendiliğinden çıkar.
Provaya geldiğinizde ne getirdiğinizi de söyleyin: "Köprüdeki geçişi çözdüm, bir de davulla deneyelim." Böylece evde çalıştığınız şey provanın ilk yarım saatinde sınanır. Grup da kimin neyi hallettiğini tahminle değil, duyarak öğrenir.
Provanın kendisini nasıl verimli geçireceğinizi merak ediyorsanız, prova stüdyosunu verimli kullanma rehberine de göz atabilirsiniz.